Aptronim Sahibinin Sayfası

2006/1/9 - 2 dakikada okunur - Yorumlar - Seyir Defteri

firsatlar

Yine karanlık bir pazar günü. Neredeyse hiç bir şey yapmadan geçen bir günün son saatleri. Sünepeliğin iyice dibine vurduktan sonra, bundan daha fazla dibe vuramayacağımı farkediyor ve biraz yükselmeye karar veriyorum.Eşofmanlarımı çıkartıp giysilerimi giyiyorum. Amacım biraz dolaşmak, hava almak. Belki markete kadar gidip, raflarında daha önce içmediğim bir içecek, yemediğim bir çikolata bulmak. Ne yapalım, pazar günü açık olan ve bana içeride ne aradığımı sormayacak olan tek dükkan benzincideki market: Buradan yürüyerek onbeş yirmi dakika uzakta.

2005/12/30 - 2 dakikada okunur - Yorumlar - Seyir Defteri

sokak ortasi misyonerligi

Dün bisikletimin lastiği inmişti. Şişirebildiğim kadar şişirip işten eve gitmiştim, bir daha inmemesi umuduyla. Sabah kalktığımda ön lastik dümdüzdü. Şişirme denemelerim işe yaramadı, lastiğin durumu kötüydü.Ön lastiği sürtmemeye çalışarak metro istasyonundaki tamirciye kadar yarı sürükleyerek götürdüm bisikleti. Öğleden sonra dört civarları vereceklerini söylediler. Canım sıkılmıştı. Ya patladıysa lastik adam akıllı?Hem işe iyice geç kalmış, hem de canım sıkkın olarak metroya bindim. Çoktandır binmemiştim. Güneşli bir kış günü, yeraltından gitmeyen bir metrodan görülen manzarayı unutacakmışım az kalsın.

2005/9/7 - 2 dakikada okunur - Yorumlar - Seyir Defteri

yeni bisiklet eski yollar

İşverenimin sağladığı kolaylık ve tarafımdan sağlanan azimle, yeni bir bisiklet aldım. Henüz iki hafta oldu alalı. Son zamanlarda kendime çektiğim en büyük kıyak olduğunu, işe gidip gelme süremin en az beş dakika kısaldığını farkettiğimde anladım. Uzun süredir sürdüğüm, hafiften demirleri paslanmaya başlamış bisikletimi burada hemen kötüleyecek değilim; çok kahrımı çekti, hiç bakımsızken sağa sola götürdü getirdi. Ama yeni bir bisiklet, hele bir de kaliteliyse, gerçekten de keyifli bir şeymiş.Tabii keyifsiz yanları da var: Akşam sokağa parkedemediğiniz bir bisikleti, mecburen içeri taşımanız gerekiyor.

2005/8/10 - 3 dakikada okunur - Yorumlar - Seyir Defteri

fasizmin 14 alameti

Lawrence Britt, “Fascism Anyone?” adlı makalesinde Almanya’nın Hitler’ini, İtalya’nın Mussolini’sini, İspanya’nın Franco’sunu, Endonezya’nın Suharto’sunu ve Şili’nin Pinochet’sini inceliyor ve yönetimlerinin ortak 14 özelliğini buluyor. Bunlara “faşizmin belirleyici özellikleri” adını veriyor:1. Güçlü ve Sürekli MilliyetçilikFaşist rejimler sürekli olarak yurtsever sloganları, sembolleri, marşları, v.b. kullanırlar. Bayraklar her yerdedir, bayrak sembolleri de giysiler ve halka açık yerlerde sık sık görülebilir.1. İnsan Haklarının KüçümsenmesiDüşmanlara karşı hissedilen korkudan ve güvenlik ihtiyacından dolayı, faşist rejimlerin etkisinde yaşayan insanlar ihtiyaç üzerine insan haklarının bazı durumlarda askıya alınabileceğine inandırılırlar.

2005/6/3 - 1 dakikada okunur - Yorumlar - Seyir Defteri

kokler ve kanatlar

Özlü sözler takıntı olmaya başladı bende bu sıralarda. Rodolfo Mederos hakkında bilgi toplarken, kişisel sayfasındaki bir söze gözüm takıldı, diyor ki:> In agreement with Miguel de Unamuno, we can leave our students only two legacies: roots and wings.

2005/5/31 - 2 dakikada okunur - Yorumlar - Seyir Defteri

amsterdamda gece hayati

Türkiye’ye gittiğim zamanlarda bazı tanıdıklar Amsterdam’ın gece hayatının çok hareketli olduğunu duyduklarını söylüyorlar. Çok şanslıymışım, eğlencenin vesairenin haddi hesabı yokmuş, Avrupa’nın gece hayatının merkezi Amsterdam’mış, falanmış filanmış.Bu istihbaratı nereden aldıklarını sorduğumda ya Türk ünlülerinden birinin Amsterdam macerasını anlatıyorlar, ya da Coffee Shop ve Red Light muhabbeti açıyorlar.Kabul ediyorum, gece hayatı anlayışımda sabaha kadar güneş gözlüğüyle dans etmek ya da barlarda tanımadığım insanların arkadaş olma ihtimallerin bel bağlamak gibi etkinlikler eğlenceden sayılmıyor.

2005/5/18 - 4 dakikada okunur - Yorumlar - Seyir Defteri

14

Nerd ve geek lafları, bilgisayarla ilgilenlerin kulağına çok çalınır. Yeni bir cihaz görünce heyecanlanmak, teknolojiler hakkında saatlerce konuşmak, bu sıfatları kazanmak için yeterli gibi görünüyor. En azından, nerd (ya da geek) olmayanlar, dünyanın geri kalanını hemen bu lakaplarla tanımlayabiliyorlar.Asıl sözlük anlamlarına bakarsak, bu kelimelerin Türkçe karşılığı üç aşağı beş yukarı “inek”. Günümüzdeyse “teknolojiyle çok ilgilenen, üstüne üstlük bundan hoşlanan kişi” anlamında kullanılıyor.Douglas Adams‘ın güzel bir tanımı var nerd kişisi hakkında: “Telefon açıp da karşıdakiyle sadece telefon hakkında konuşan adama nerd denir.