Arşiv

Archive for the ‘Kompütür’ Category

Linux Sistemlerde Dil Ayarı

16 Ağustos 2011 Yorum yapın

Sistem kurulurken özellikle Türkçe’yi seçmemişseniz, çoğu komut satırında aşağıdakine benzer uyarılarla karşılaşabilirsiniz:

perl: warning: Setting locale failed.
perl: warning: Please check that your locale settings:
	LANGUAGE = (unset),
	LC_ALL = "tr_TR.UTF-8",
	LANG = "tr_TR.UTF-8"
    are supported and installed on your system.
perl: warning: Falling back to the standard locale ("C").

Bunu çözmenin yolu iki komuttan geçiyor:

sed -i /etc/locale.gen -e 's/^#[ \t]*tr_/tr_/'

ve sonra da

locale-gen
Categories: Kompütür

Iphone Neden Çok Eğlenceli?

12 Ağustos 2011 1 yorum

Uzunca bir süredir ailecek Iphone kullanıyoruz. Diğer akıllı telefonlarla da yüz göz olmuşluğum vardı, itiraf etmek gerekirse Iphone’u özellikle istediğimden değil, diğerlerini özellikle istemediğimden tercih ettim. Iphone hakkındaki çoğu itiraza da yanıtım var. Mesela, Itunes kullanarak güncellemenin çok zor olduğunu söyleyen birine Nokia N97′yi güncellemenin neredeyse imkansız (iddia ediyorum, evet) olduğunu söyleyebilirim. Ya da uygulamalarının sadece Appstore’dan alınabiliyor olması eleştirisine karşılık, nereden ne uygulama edinebileceğinizi bilmediğiniz on civarı akıllı telefon modeli sayabilirim.

Neyse, demek istediğim, bayağı bir zamandır Iphone kullanmaktayım ve hayatımdaki memnuniyetsizliklerin kaynakları listemde telefonum yok. Hatta tam tersi, Iphone kullanırken memnuniyetsiz kaldığımı pek hatırlamıyorum. Bu tespitim, beni bir miktar tefekküre itti: İşin açığı, teknolojiyle ilgili olup da düzgün düzgün çalışmasına rağmen sinirlenmeyeceğiniz bir alet henüz dünyaya gelmiş değil, olmamalı. Toplu üretimler, tüm özel isteklere yanıt veremeyecektir, o yüzden mutlaka bir noktada fabrika çıkışı bir ürün sizin isteğinizi karşılamayacaktır. Peki Iphone’un farkı ne?

Farkı şu: Iphone, telefon tasarımından daha çok bir hayat (sosyal ya da bireysel) tasarımı. Ortalamayı hedef alan, ortalamadan sapmaları ise yumuşak bir şekilde, hafif hafif çekerek ortaya doğru çeken bir tasarım. Altını çizmek istiyorum, buradaki tasarımdan kastım ikonların rengi, telefonun ağırlığı, ısınıp ısınmadığı gibi ayrıntılar değil. Buradaki tasarım, etliye sütlüye dokunmayan bir günlük hayat yaşanımına eklenen, tespih muadili bir aksesuar.

Peki bu tasarım nasıl mümkün oluyor? Uygulamaların ve telefonun kendisinin kolay kullanımının yanı sıra, telefonun çevresinde oluşan diğer kullanımların da Apple tarafından özel olarak düzenlenmesiyle. Apple, Iphone üzerinde çalışan tüm uygulamaları belli bir süzgeçten geçiriyor ve ona göre uygulama dükkanı olan “Appstore”‘un vitrininde görünmesine izin veriyor. Appstore’un uygulama yayınlama politika belgesinden bazı alıntılar:

  • App Store’da 250000′in üzerinde uygulamamız var. Daha fazla “şapşal” uygulamaya ihtiyacımız yok. (Burada deyim olarak “fart” kullanılmış, yani “şapşal” yerine “osuruktan” diye de çevrilebilirdi.)
  • Amatörce yazılmış uygulamaların arasına kendi kaliteli uygulamalarını karıştırmak istemeyecek bir sürü ciddi uygulama geliştiricimiz var.
  • Uygulamanız reddedilirse, itiraz edebileceğiniz bir teftiş kurulumuz var. Basına bizi şikayet edip bize zarar vermeniz hiç bir işinize yaramaz.
  • Bu belge canlı bir belgedir. Yeni uygulamalar her an yeni kurallar çıkmasına sebep olabilir. Belki de sizin uygulamanız yeni bir kuralı tetikleyecektir.

Gibi gibi. Yani Apple ile birlikte uygulamanızı kitlelere açmaya karar verdiyseniz, onların ülkesinde, onların kurallarına tabisiniz ve bunlar her an değişebilir. İstemezseniz, pılınızı, pırtınızı ve çok geniş bir kitleye erişme olasılığınızı alıp gidebilirsiniz.

Üsttekiler, genel önermeler. Bunun dışında bol bol özgül maddeler de var:

  • Örneğin, uygulamanız içinde “bu uygulama Android’de de var” ya da “Nokia’daki orijinalinden Iphone platformuna taşınmıştır” diyemezsiniz.
  • Uygulamanız ne kadar pahalıysa, Apple da uygulamanızı o kadar ayrıntılı inceleyecektir.
  • Profesyonel olarak ironi ve taşlama yapanlar dışında, ironi ya da taşlama yapmak yasak. (Amatörler dışarı)
  • Nedense, özellikle Rus ruletiyle ilgili uygulamalar yasak.

Bunlar devam edebilir. Asıl belge sadece kayıtlı Apple geliştiricilerine açık, o yüzden burada aslını veremiyorum.

Yine de konu ortada: Apple’ın istediği, sınırlarını ürünleriyle belirledikleri ülkede, bir ütopya karikatürü yaratmak. “Tarot” diye arattığınızda yerli yersiz bir sürü uygulama gelmekte ve sadece indirip teker teker deneyerek size hoş vakit geçirmeyi garanti etmekte. Fakat biraz ciddileşmeye başladığınızda, diğer telefon ya da bilgisayarınızda bir uygulamanın muadilini aradığınızda şansınız yok. Apple ile çıkarları çelişme ihtimali olan bir topluluk ya da kurum için, üreticinin sağladığı ve zorladığı tek platformu kullanma şansınız yok. Daha bir çok şey için şansınız yoktur ama benim bu tefekkürüm sırasında aklıma gelenler bunlar.

Iphone çok eğlenceli. Ama siz ona doğru eğiliyorsunuz kullanırken, o size doğru yaklaşmıyor. Çok alacalı bulacalı olduğundan çoğu zaman başınıza ne geldiğini anlamak için şarjının bitmesini beklemeniz gerekebiliyor. Iphone’u Apple tasarlamış, Iphone da zamanla sizi tasarlayabiliyor.

Yani şimdi Iphone’umu atacak mıyım? Tık tık (tahtaya), hayır. Bu aralar Iphone üzerinde bir uygulama geliştirip ondan sonra da ne olacağını izlemek gibi bir fantazim vardı, ondan vazgeçiyorum sadece. Bence Apple’ın oynadığı oyun pek temiz değil, pasif olarak oyuna seyirci kalabilirim ama aktif girmek akıl karı değil.

Sonuç: Panasonic GD30′dan sonra ne ben ne de telefon piyasası iflah oldu.

Categories: Kompütür

SUDO Rehberi

10 Ağustos 2011 Yorum yapın

Sudo komutu, Unix ve benzeri işletim sistemlerinde bulunan, bir kullanıcının başka bir kullanıcı yetkisiyle (genellikle root kullanıcısı) komut çalıştırmasını sağlayan bir programdır. Sudo komutunu kullanarak bir komut çalıştırmadan önce, kullanıcıdan kendi şifresini girmesi istenir (gereksinimlere göre şifresiz erişim de sağlanabilir). Şifre doğruysa ve /etc/sudoers dosyasındaki yapılandırma erişime izin veriyorsa, komut çalıştırılır. Girilen şifre 5 dakika kadar geçerli olur, o sırada girilen komutlarda yeniden şifre istenmez.

Sudo komutu kullanarak yetkilendirmeyi dağıtmak, geleneksel su komutuna kıyasla çeşitli avantajlara sahiptir:

  1. Sudo ile girilen tüm komutların kaydı tutulur.
  2. Sudo ile tek bir şifrenin paylaşılmasına gerek yoktur – yetkili her gerçek kullanıcının kendine özel bir şifresi vardır.
  3. Sudo kullanarak kullanıcının yetkileri sadece belli komutları çalıştıracak şekilde kısıtlanabilir.

Bu kısa rehberde, Redhat 4/5 sunucuları için “su” komutu yerine “sudo” komutunun kullanımına geçiş açıklanacak ve denetim mekanizmalarına değinilecektir.

/etc/sudoers Yapılandırma Dosyası

Redhat sistemlerinde (ve benzeri bir çok sistemde) genel alışkanlık, sudo ile root kullanıcısına erişim yetkisinin belli bir gruba dahil kullanıcılara sınırlanmasıdır, genellikle bu grubun ismi “wheel” ve ID’si 10′dur.

“wheel” grubunun ismi, “big wheel” deyiminden gelmektedir. Bu deyim, İngilizcede büyük gücü ya da etkisi olan insanları tanımlamak için kullanılır.

“wheel” grubundaki kullanıcılara root kullanıcısı erişimi vermek için sudoers dosyasına aşağıdaki satır eklenir:

 %wheel ALL=(ALL) ALL

Bu satır /etc/sudoers dosyasına herhangi bir metin düzenleyicisiyle eklenmemelidir. Bu yapılandırma dosyasındaki bir arıza, tüm sudo mekanizmasını bozabilir. Bu yüzden “visudo” komutu kullanılmalı, bu komut girildikten sonra çıkan metin düzenleme ekranından değişiklik yapılmalıdır. Visudo komutu, dosyayı kalıcı olarak yazmadan önce sözdiziminin geçerliliğini kontrol eder.

“visudo” komutu, standart olarak vi programını çalıştırmaktadır. Eğer farklı bir metin düzenleyici kullanılması istenirse, VISUAL değişkeni kullanılmalıdır. Örneğin, nano kullanmak için visudo komutundan önce “export VISUAL=nano” komutu girilmelidir.

Gereksinimlere göre, şifresiz bir şekilde (sadece sisteme girişte kullanılan şifreye güvenilerek) erişim sağlanması uygun görülürse, üstte girilen satır şu şekilde değiştirilmelidir:

 %wheel ALL=(ALL) NOPASSWD: ALL

Kullanıcı Yapılandırması

Üstteki ayarlar yapıldıktan sonra yetkili olması gereken kullanıcıların wheel grubuna eklenmesi gerekir. Bunun için, aşağıdaki komutun verilmesi gerekmektedir:

 # usermod -a -G wheel

Kayıt izlenmesi

Sudo komutunun etkinliği /var/log/auth.log dosyasında tutulur. Yetkili bir kullanıcının etkinliğinin oluşturacağı kayıt aşağıdaki gibidir:

 Aug 5 06:02:49 localhost sudo: can : TTY=pts/1 ; PWD=/home/can ;
     USER=root ; COMMAND=/usr/bin/tail /var/log/auth.log

Yetkisiz bir kullanıcının erişiminin kaydı ise şu şekilde tutulur:

 Aug 5 06:00:28 localhost sudo: bican : user NOT in sudoers ;
     TTY=pts/1 ; PWD =/home/bican ; USER=root ;
     COMMAND=/usr/bin/emacs /etc/resolv.conf

Sonuç

“Sudo” komutunun özellikleri kullanılarak, tek bir ortak şifre kullanmanın getirdiği yüklerden (güvenlik, güncelleme vb.) kurtulmak mümkündür. Ayrıca yetkili kullanıcı etkinliği daha ayrıntılı izlenerek, denetimde kolaylık sağlanır. Bu kısa rehberde sadece temel yapılandırma tanıtılmıştır. Sudo komutunun daha etkili kullanımı için http://www.gratisoft.us/sudo/sudoers.man.html adresinden ayrıntılı bilgi alınabilir.

Categories: Kompütür

Pardus’ta Yerel Depo Kullanmak

26 Şubat 2011 Yorum yapın

Birden fazla Pardus bilgisayarınız varsa ve her güncelleme için Internet bağlantınızı kullanmak istemiyorsanız, bir de üstüne kaliteli bir bağlantınız varsa, bence Pardus deposunu yerel olarak saklamalısınız derim. Fazla zor değil, sadece bir miktar disk alanına ihtiyacınız var, Pardus dağıtımı başına 10 ila 12 gigabayt kadar.Herşeyden önce, deponun uzaktan erişimi için apache kuruyoruz:sudo apt-get install apache2Aşağıdaki betik, istediğiniz Pardus dağıtımlarını yerel olarak depolayacaktır:
#!/bin/bash
IFS=''umask 022
URL='rsync://packages.pardus.org.tr'
base_dir=/var/www/pardus-mirror
mkdir -p $base_dirset -- 2011-stable corporate2-stable # hangi dağıtımları almak istersiniz?
while [ ! -z "$1" ]
do
for repo in `rsync -avz $URL | fgrep "${1}-"`
do
repo_uri=`echo $repo | awk '{print $1}'`
mkdir -p $base_dir/$repo_uri
rsync -az --delete $URL/$repo_uri $base_dir/$repo_uri/
done
shift
done

Bunu bir kere çalıştırdıktan sonra (pek uzun sürecek) her gün çalışması için, /etc/cron.daily dizininin altına koyabilirsiniz.Pardus bilgisayarlarda, yerel deponun kullanılması için aşağıdaki komutlar yeterli:

pisi rr pardus
pisi ar pardus-yerel http://apache-kurulan-bilgisayarin-ismi/pardus-mirror/`cat /etc/pardus-release|cut -d' ' -f2`-stable-`uname -p`/pisi-index.xml

Categories: Kompütür

Ubuntu’da Pisi (Pardus Paket Yöneticisi)

24 Şubat 2011 Yorum yapın

Pardus paketlerinin yansısını tutmak için Ubuntu sunucularından birini kullanmam gerekiyordu. Aslında sırf yansı tutmak için gerek yok ama, çalışır mı diye merak ettiğimden, Ubuntu’ya Pisi kurmayı denedim, buyrun:Önce pisi ve birkaç paketi Pardus’un geliştirme Svn sunucularından çekiyoruz. Bu arada, derleme ve kurulum için gereken birkaç paketi de indiriyoruz:

sudo apt-get install subversion python-dev gettext python-lzma
svn co http://svn.pardus.org.tr/uludag/trunk/pisi/ pisi
svn co http://svn.pardus.org.tr/uludag/trunk/piksemel/ piksemel
cd pixemel
sudo ./setup.py install
cd ../pisisudo
./setup.py install

Bu kadar. Tek fark, komutun pisi değil, /usr/local/bin/pisi-cli olması.

Categories: Kompütür

Linux’ta Swap Dosyası Eklemek

22 Şubat 2011 Yorum yapın

Çoğu dağıtımın işleri yapmak için farklı yolları var, örneğin paket kurmak, ağ ayarlarını düzenlemek. Ama ilginçtir, swap dosyası eklemek için hepsinin yolu bir. Demek ki en basit haliyle mükemmelliği yakalamış fstab tasarımcısı zamanında. Buna rağmen sürekli unuttuğumdan, buraya not diye yazayım dedim.Önce swap dosyasını oluşturuyoruz:

dd if=/dev/zero of=/swap.0 bs=1024 count=8388608

Yukarıdaki komut, 8 gigabaytlık bir dosya oluşturacak. İhtiyaca göre blok sayısını azaltıp artırmanız gerekli.

mkswap /swap.0
swapon /swap.0

Sonra da /etc/fstab dosyasına:

/swap.0 swap swap defaults 0 0

Categories: Kompütür

Websense 7.5 ve Ubuntu 10.04

09 Ağustos 2010 Yorum yapın

Websense’i (ve muadili benzeri yazılımları) pek sevmem, sevene de borç vermem. Ama gerekli işte, kurmalı ara sıra. Linux desteği var kendisinin ama ortalıkta bir Windows yoksa işe yarar bir şekilde çalışmıyor – kayıtları illa mssql sunucusunda tutması gerekliymiş. Neyse, o tarafını halletiğinizi varsayıyorum (ipucu: instance name WEBSENSE olmalı, yoksa Windows tarafı sizi hallediyor; hayır hiç de çaktırmıyor default instance’ı beğenmediğini).Squid ile entegre kullanmaya kalkınca dikkat etmek gereken bir takım ritüeller var:

  1. Bileşenler: Aşağıdaki bileşenler Linux tarafında bulunmalı:
    • Policy Broker
    • Policy Server
    • User Service
    • Filtering Service
    • Network Agent
    • Filtering Plug-in
    • Usage Monitor
    • TRITON – Web Security

    Sadece filtrelemeyi kurup kurtaracağınızı sanmayın.

  2. Aynı şekilde, kurulum bitince tıkır tıkır çalışacağını da sanmayın. Websense’in pek bir değerli geliştiricileri, “/bin/sh” komutunun aslında “/bin/bash” olduğunu sanmışlar, o yüzden başlatma betikleri saçma hatalar vererek pes ediyorlar. O yüzden aşağıdaki dosyaların başındaki “#!/bin/sh” satırlarını “#!/bin/bash” olarak değiştirmek gerekli:
    • /opt/Websense/NetworkTrafficDetector.sh
    • /opt/Websense/WebsenseAdmin
    • /opt/Websense/WebsenseDaemonControl
    • /opt/Websense/WebsenseTools
    • /opt/Websense/wsSrvCtrl
  3. Websense geliştiricilerimiz her bir kütüphaneyi /opt dizininin altına doldurmakta kararlıyken, nedense libexpat’ın uygun sürümünü sağlamakta tereddütkar davranmışlar. Siz siz olun, benim gibi onlara küfredeceğinize, aşağıdaki komutu veriverin:
    • # ln /opt/Websense/webroot/cgi-bin/libexpat.so /opt/Websense/apache/lib/libexpat.so.0
  4. Son olarak, niye iki tane yönetici portu var diye düşünmeyin, Triton’un düzgün adresi https://websense:9443/ yani 9444 numaralı portun raporlamada hayrını görmedim, siz de görmezsiniz.

Ek bir düzenleme: Hizmetleri nagios benzeri bir yazılımla izlemek gerektiğinde çoğunlukla düşük yetkili bir kullanıcı hakkı daha uygun oluyor. Ama WebsenseAdmin betiği, yetkisiz kullanıcıyla çalıştırıldığında hizmetlerin çalışıp çalışmadığını anlamıyor. Aşağıdaki komutlar bu derdin devası:İzinleri gevşettiğimizden dolayı, hemen uyaralım: Websense’deki veritabanınızı CIA falan ele geçirirse mesul değilim. Bir saniye, zaten var CIA’de, sizinkini ne yapsın?

Categories: Kompütür

Openoffice, Word ve "Split Window" – Bence "Parça Pencere"

29 Mart 2010 Yorum yapın

Microsoft Word’ü büyük belgelerde kullanmış olanların pek sevdiği bir özellik vardır: Pencereyi ikiye bölersiniz, böylece aynı belgenin iki farklı noktasını ayrı ayrı gözden geçirip, kıyaslama yapabilirsiniz. Pencereyi ayırınca, aşağıdakine benzer bir şey ortaya çıkar:

Bunun müadili, henüz Openoffice’te yok. Ama benzeri bir şey yapmak mümkün: “Window” menüsünden “New Window”‘u seçince, varolan belgenin aynısı başka bir pencerede açılıyor. Alt+Tab tuşlarına basarak iki pencere arasında geçiş yapılabilir, “Word’de var, bunda yokmuş” demezsiniz.


Zaten anladığım kadarıyla yeni sürümlerinde beklenebilecek bir özellik. Geliştiriciler, yapılacak listelerine almışlar bu özelliği.

Categories: Kompütür

Yazı Yazmak ve Yazı Düzenlemek

23 Mart 2010 Yorum yapın

Öğrenciyken Word, Excel gibi programları pek bir hızlı öğrenmiş, bu iki program sayesinde harçlığımı bol bol çıkarmıştım. O zamanlar bu tür uygulamaları öğrenmenin bir tür sekreterlik olduğu düşünen insanlar (belki de haklıydılar) tezlerini, ödevlerini başkalarına (mesela bana) yazdırırlardı. Hatta memnun kalan bazı müşterilerimin ısrarla her ödevini ve son olarak da tezini bana yazdırdığını hatırlarım. Hayvan gibi Courier fontla çift aralıklı yazardım, buna rağmen daktiloya benzediği için olsa gerek, yaptığım işi takdir ederlerdi.Evdeki bir bilgisayarın en büyük faydalarından birini, babam Word’den aldığım çıktıları görünce farketmişti: Temiz görüntülü raporlar. O raporlarını yazmaya uğraşırken, ben de onun sorularına yanıt bulmaya çalışıyordum. Bu da metin düzenleme hakkında bana bayağı bir fikir verdi.Word, Excel gibi yazılımların o zamanki sürümleri bir diskete, bilemedin üç diskete sığar, her yere kurulabilirdi. Microsoft’un üniversitelere “kullanın da isterseniz bedava kullanın” dediği zamanlardan bahsediyorum.Uzun lafın kısası, lise son sınıftan başlayarak, iş hayatımın ilk bir kaç yılına kadar, metin düzenleme hakkında bayağı bir bilgim oldu. Amipro da kullandım, latex de. O yüzden aşağıdaki ukalalığı yaparken, umarım sınırımı aştığımı düşünmezsiniz.

BOŞLUK ve ENTER tuşları, metni düzenleyip güzel görünmesini sağlamak için değildir. BOŞLUK tuşu, kelimeler ve cümleler arasını belirler, ENTER tuşu da paragraf sonunu. Bu kadar. ENTER tuşuna basa basa bir sonraki sayfaya atılmış bir resim ya da BOŞLUK tuşlarıyla ortalanmış bir yazı, ilk değişiklikle birlikte yazınızı bir tehdit mektubuna çevirecektir. Yapmayın, etmeyin.

Başkası sizin yazdığınızı kendi yazdığınızla birleştirirken neler oluyor bir bilseniz…Peki ne yapmalı? Kullandığınız programa göre değişir. Mesela Word kullanıyorsanız, stillerle (biçem de diyorlar) oynayıp, paragraflar arası boşluğu belirtmek de dahil olmak üzere, sayısız taklalar atabilirsiniz. Gerçekten daha kolay. Valla.

Categories: Kompütür

LVM Klavuzu

12 Şubat 2010 Yorum yapın

Bir eğitimimde LVM’i fazla hızlı anlattığım için not alamayan öğrencilerim sayesinde, üşenmeyip tek sayfaya sığabilecek bir klavuz hazırladım. Klavuzun içeriği aşağıda, tek sayfalık pdf haline de buraya tıklayarak erişebilirsiniz:

Disklerin Bölümlenmesi

# fdisk /dev/hdb(...)

Command (m for help): n
Command action
e extendedp primary partition (1-4)p
Partition number (1-4): 1
First cylinder (1-1044, default 1):
Using default value 1
Last cylinder or +size or +sizeM or +sizeK (576-1044, default 1044):
Using default value 1044
Command (m for help): tP
artition number (1-4): 1
Hex code (type L to list codes): 8e
Changed system type of partition 3 to 8e (Linux LVM)
Command (m for help): w(...)

Physical Volume Eklenmesi

  • pvdisplay komutuyla varolan PV’ler listelenir.
  • pvcreate /dev/hdb1 komutuyla yeni PV oluşturulur.
  • pvremove /dev/hdb1 komutuyla boştaki (VG’ye dahil olmayan) bir PV silinebilir.

Volume Group Düzenlenmesi

  • vgdisplay komutuyla varolan VG’ler listelenir.
  • vgcreate datavg /dev/hdb1 komutuyla yeni VG oluşturulur.
  • vgextend datavg /dev/sda1 komutuyla varolan VG’ye yeni PV eklenir.
  • vgremove datavg komutuyla VG silinebilir.

Logical Volume Eklenmesi

  • lvdisplay komutuyla varolan LV’ler listelenir.
  • lvcreate -n lvhome datavg -l XXX komutuyla yeni LV oluşturulur. -l’den sonra gelen sayı, en fazla vgdisplay komutunda görülen ‘Free PE’ kadar olabilir.
  • lvextend lvhome -l XXX komutuyla LV genişletilir. -l’den sonra gelen sayı, en fazla vgdisplay komutunda görülen ‘Free PE’ kadar olabilir.
  • lvremove lvhome komutuyla LV silinebilir.

File System Oluşturulması

  • mkfs -t ext3 /dev/datavg/lvhome komutuyla dosya sistemi oluşturulur.
  • fsck /dev/datavg/lvhome komutuyla dosya sisteminde hata olup olmadığına bakılır.
  • mount /dev/datavg/lvhome /home komutuyla dosya sistemi bağlanır.
  • Açılışta da dosya sisteminin bağlanması için /etc/fstab dosyasına aşağıdaki satır eklenir:/dev/datavg/lvhome /home ext3 defaults 1 1

File System Genişletilmesi

  • lvextend kullanılarak bölüm genişletilince resize2fs /dev/datavg/lvhome komutuyla dosya sistemi alttaki bölümün tamamını kaplayacak şekilde genişletilir. Bundan önce “fsck” komutuyla hatalar için kontrol edilmesi tercih edilir.
Categories: Kompütür
Follow

Get every new post delivered to your Inbox.