Aptronim Sahibinin Sayfası

2011/8/23 - 3 dakikada okunur - Yorumlar - Seyir Defteri

parkinson kanunu ve isler

“Parkinson Kanunu” kitabını zamanında büyük bir keyifle okumuştum. İngiliz tipi esprilerle dolu olduğundan pek de beğenmiştim. Geçenlerde yine Internet’te serserirken bu şakacı kanun üzerine doktora çalışmaları falan yazıldığını farkettim: Şaka olsa da gerçekmiş demek ki. Bu vesileyle, Parkinson Kanunu kitabındaki favori örneğimi buraya alıntılamak şart oldu:

…işlerin başını aştığını düşünen bir memur ele alalım, adı A olsun. İşinin gerçek ya da zahiri olduğu konuyla ilgisiz, ama A’nın bu fikrinin enerjisinin azalmasından kaynaklı olduğunu gözlemlememiz mümkün. Bu gerçek ya da zahiri fazla çalışmaya üç olası şifa vardır. İstifa edebilir, B adlı iş arkadaşıyla işleri paylaşmayı önerebilir ya da altındaki C ve D adlı iki memurun yardımını isteyebilir. Bu üç ihtimal arasında, A’nın üçüncüyü seçmeyeceği herhangi bir durum yoktur. İstifa etse, emeklilik ikramiyesini kaybedecektir. Hiyerarşide aynı seviyede bulunan B ile işleri paylaşsa, W emekli olduğunda açılacak pozisyona bir rakip getirmiş olacaktır. Bunlardan dolayı A, altındaki C ve D’ye işleri paylaştıracak ve böylece ikisinin birden  değerini anlayan tek kişi olacaktır. Burada dikkat edilmesi gereken konu, C ve D’nin ayrılmaz bir ikili olduğudur. Sadece C’yi bu işe sokmak imkansızdır. Neden? Çünkü C tek başına olsa işi A ile paylaşacak ve pratik olarak B ile aynı durumda olacaktır. Alt seviye çalışanlar iki ya da daha fazla olmalıdır, böylece ikisi de bir diğerinin yükselmesinden çekinerek çalışacaklardır. C’nin işlerinin başını aştığından şikayet etme vakti geldiğinde A, C’ye iki yardımcı atayacaktır. İç sürtünmeyi engellemek için aynısını D’ye de yaparak pozisyonlarını aynı durumda tutacaktır. E, F, G ve H’nin de işi alınmasıyla birlikte, A’nın kurumda yükselmesi kesinden de öte bir olasılığa dönüşür.

Artık bir kişinin yaptığını yedi kişi yapmaktadır. Bu yedi kişi birbirleri için iş üretirler ve A her zamankinden daha fazla çalışmaktadır. Yeni bir evrak hepsinin imzasını gerektirir. Memur E konunun F ile ilgili olduğunu düşünür, C’ye yanıt olarak bir yazı yazar, C ise D’ye danıştıktan sonra yazıyı onaylar, D de G’nin konuyla ilgilenmesini ister. Bu noktada G tatile çıkar, dosyayı H’ye yönlendirir. H de C ve D tarafından imzalanmış bir tutanakla, yazının son halini A’ya takdim eder.

Bu noktada A ne yapar? A’nın yazıyı okumadan imzalaması için haklı sebepleri ve kafasında başka bir sürü sorun vardır. W’nun gelecek yıl emekli olacağını bildiğinden, yerine C’nin mi yoksa D’nin mi geçeceğine karar vermelidir. G’nin iznini onaylamalıdır. Onun yerine H mi gitseydi diye düşünmektedir: Son zamanlarda pek sağlıksız görünmektedir H. Ayrıca F’nin ikramiyesi ve E’nin başka birime geçme isteği de bir kenarda durmaktadır. A ayrıca D’nin evli sekreterlerden birine aşık ve G ve F’nin birbirine küs olduğunu duymuştur. Neyse, A yazıyı alır, imlayı düzeltir, F’nin düzelttiği bölümleri eski haline getirir. Son noktada C’den H’ye memurların hiçbiri doğmamış olsa bile ortaya çıkacak sonucu oluşturur. Bu sırada kimse boş durmamış, herkes elinden geleni yapmıştır. A işten akşam en son çıkanlardandır. Çökük omuzları ve alaylı gülümseyişle, geç saatlere kadar çalışmanın ve kır saçların, başarının ceremelerinden olduğunu düşünür…

(Kaynak: http://www.heretical.com/miscella/parkinsl.html )