Aptronim Sahibinin Sayfası

2007/9/14 - 2 dakikada okunur - Yorumlar - Seyir Defteri

maymunun dansi

Güneşin 160 milyon kilometre uzağında dönen, küçük mavi bir gezegen vardır. Bu gezegen bir grup maymun tarafından idare edilmektedir. Bu maymunlar kendilerini maymun olarak, hatta hayvan olarak bile görmezler. Kendilerini hayvanlardan ayıran özelliklerini listelemeyi de çok severler: Farklı başparmaklar, bilinç… “Homo Erectus”, “Australopithecus” gibisinde sözcükler kullanırlar hep. Ama ne derlerse dedinler, maymundurlar sonuçta. Yüksek hızlı fiberoptik teknolojiye sahip maymunlardır.Aslında haklarını vermek gerekli, hayvanlardan daha zekilerdir. Piramitler, gökdelenler, jet uçakları, Çin Seddi… Bunların hepsi, bir grup maymunun yaptığı düşünülürse gerçekten etkileyicidir. Bu maymunların beyinleri öyle başa çıkılamaz bir boyuta evrilmiştir ki, artık bir an bile mutlu olmaları tamamen imkansızdır. Aslında, onlar sadece mutlu olmaları gerektiğini düşünen hayvanlardır. Oysa diğer hayvanlar sadece “olurlar”. Ama bu maymunlar için o kadar da basit değildir.İşte, maymunlar bilinç sahibi olarak lanetlenmişlerdir, o yüzden de korkarlar, endişe duyarlar. Maymunlar herşeyden endişe duyarlar, özellikle diğer maymunların haklarında düşündüklerinden. Çünkü maymunlar çaresizce diğer maymunlara uyum sağlamaya çalışırlar. Bu da zordur, çünkü maymunların çoğu birbirinden nefret eder. Onları diğer hayvanlardan gerçekten ayıran da budur. Bu maymunlar nefret eder. Farklı olandan nefret eder. Farklı yerlerden gelen maymunlardan, farklı renkli maymunlardan nefret ederler. İşte bu yüzden, altı milyar maymunun hepsi yalnızlık çeker.Bazı maymunlar başka maymunlara, onları dinlemeleri için para öderler. Çünkü maymunların yanıtlara ihtiyaçları vardır ve ölmek istemezler. Bu yüzden tanrılar yaratıp onlara taparlar. Sonra da kimin yapma tanrısı daha iyi diye aralarında tartışırlar. İyice sinirlenmeye başladıkları an, aynı zamanda birbirlerini öldürmek için iyi bir zaman olduğuna karar verdikleri andır. Böylece maymunlar savaşa girerler. Hidrojen bombaları yaparlar. Tüm gezegenleri patlamaya hazır bir bombadır. Bunun tersi maymunların elinde değildir.Bazı maymunlar, diğer maymunlardan oluşan bir kalabalığa kapalı gişe şarkı söylerler.Maymunlar ödüller yapıp, bir anlamı varmış gibi birbirlerine verirler.Bazı maymunlar herşeyi çözdüklerini düşünür. Nietzsche okuyup, hakkında konuşurlar, ama bu sırada Nietzsche’nin de başka bir maymun olduğunu hiç hesaba katmazlar.Maymunlar plan yaparlar, aşık olurlar, sevişirler ve daha fazla maymun yaparlar.Maymunlar müzik yapar ve DANS ederler. Haydi yandan maymunlar!Maymunlar çok fazla gürültü yaparlar. Gürültüleri bitince rastgele seçilmiş beş maymun, gürültülerini birle on arasında puanlarlar. Sonra bu puanları toplayıp, en iyi gürültüyü hangi maymunun yaptığını belirlerler.Gördüğünüz gibi, bunlar berbat bir takım maymunlardır.Bu maymunlar gezegenin aynı zamanda hem en çirkin hem de en güzel yaratıklarıdır ve maymun olmak istemeyen maymunlardır. Başka bir şey olmak isterler ama olamazlar…

Ernest Cline‘ın “Dance, Monkeys, Dance” adlı eserinin hunharca düzyazıya ve Türkçe’ye çevrilmiş halidir.