Trabzon’da ünlü olduğu söylenen bir balık lokantasının Ankara şubesinden aldığım ıslak mendili. Yemekleri gerçekten de güzeldir, hem köfte hem balık yemek gibi bir görgüsüzlük de yapabilirsiniz, kimse bir şey demez. Lakin son gittiğimde garsonları biraz samimiyetin dozunu kaçırmışlardı, durduk yere birinin gelip tarikatlardan bahsettiğini hatırlıyorum.Bir de ilk geldiğimde, çıkış tarafından okunabilen bir tabloda Fevzi Hoca’nın balığa limon sıkılmasının pek hoş bir şey olmadığını belirten bir sözü vardı. Son geldiğimde kaldırmışlardı. Müşterilerinden biri fazla ciddiye almış olabilir.
İşte harika isimli mekanlarımızdan biri daha: “Bak Hele Bak Yusuf Konak – Kahvaltı Kültür Sarayı”. ‘Bak hele bak’ tarafına beynimizin frekansını daha ayarlamadan, hem kahvaltının hem de kültürün aynı potada eritildiği bir sarayla karşılaşıyoruz. Ben bu gastronomik saray işini henüz çözebilmiş değilim zaten, üstüne bir de bunlar… Sırf bunu sormaya Van’a gidilir valla.
İstanbul-Ankara yolu arasında duraklanabilecek yerlerden Türsan. Arkaya treyler reklamı almaları, kamyoncu yeri olduklarını düşündürmesin lütfen. Nispeten nezih.
By Kokoreç’in midyesi, çöp şişi çok güzel. Ama yakışıyor mu böyle rastgele ıslak mendil?
İzmir’den bir lokantanın ıslak mendili. Hesaba itiraz edenleri topa tutuyorlarmış.
Nereden geldiğini hatırlayamadığım, sanatına kurban bir ıslak mendilimiz.
Ankara’da bir sürü Dedem Sandviç var, hepsi aynı mı bilmiyorum. İyidir ama paketleri.