Cubana
Cubana’da bir gece vakti, güzel müzik, güzel votka, güzel insanlar, vs vs. Çok olmuş bunu kaydedeli, unuttum neydi ne zamandı, aylardan şubattı, ona eminim ama.(Video formatını değiştirdim, Imovie can sıkmaya başlamıştı.)
Cubana’da bir gece vakti, güzel müzik, güzel votka, güzel insanlar, vs vs. Çok olmuş bunu kaydedeli, unuttum neydi ne zamandı, aylardan şubattı, ona eminim ama.(Video formatını değiştirdim, Imovie can sıkmaya başlamıştı.)
Artık eskiyip de ayrıntıları kaybolmaya başlamış bir tişört. Bugünkü aklım olsa almazdım, iyi ki de alıp bir kenara koymuşum.
Şenol sağolsun askere gitmeden The 7 dirtiest jobs in IT diye bir sayfa gönderdi. Her zaman teknoloji harikalarıyla uğraşıldığı sanılan bu sektörün bilinen ama pek söylenmeyen yanlarından eğlenceli bir şekilde bahseden bir makale. Her zaman olduğu gibi, çevireyim derken çarpıtarak, bu işleri burada listeleyeyim dedim:
Bunları duyunca, benim de ekleyesim geldi. İş aradığım dönemlerden kalma anılardan ilhamla:
Atladığım bir pozisyon var mı?
Web sayfası tasarımında kullanılabilecek bir üçkağıttan bahseden yer imim:Using Data URLs Effectively with Cascading Style Sheets.Kısaca özetlemek gerekirse, bir sayfadan referans verilen dosyaları direkt olarak o sayfanın içine gömmek için, tarayıcılar tarafından desteklenen bir özellik. Daha çok çoklu ortam dosyaları için kullanılıyor, sayfa da zaten çoklu ortamda tarifler vermekte. Ama bunun dışında başka numaralar da çekmek mümkün. Örneğin, aşağıdaki bağlantıya tıkladığınızda, başka bir sayfa açılacak fakat o sayfanın kaynağı, bu sayfa:Başka sayfa ama bu sayfa.
Bir süredir her satırını okuduğum bir web sitesi var -blog demiyorum, blog gibi ama değil-, “Cumhuriyet Dönemi Gazete Haberleri“. Okudukça insanın bir cinayet haberine ne kadar zaman sonra gülümseyebileceğini öğreniyorum, ya da değer yargılarımızın toplumsal olarak kendimizi algılayışımızın ne kadar zamanda değiştiğini kestirmeye çalışıyorum. Fotoğraflardaki insanlar garip geliyor, sanki başka bir ülke, başka bir zaman, başka diller…Neyse, bu siteyi sebebi bahsimiz, beni aptronim hakkında da arkeolojik bulgu ayarında bir ayrıntıya denk getirmesi. Buyrun, habere alalım önce: “Türkiye’de en güzel canbaz yetiştiren şehir Adanadır“. Tamamsa, geri dönün buraya.Kimmiş ünlü cambazımız (ya da canbazımız)? Rifat Telgezer. Haberde okuduğumuza göre 1939 yılında, takriben 8 senedir bu işin içindeymiş. Yani soyadı kanunu 1934 yılında çıktığında bu işe başını koymuş ve soyadını ona göre belirlemiş.Soranlara örnekle anlatım: Rifat Telgezer bir aptronimdir.Son olarak, eski insan ne ilginç insandır, o tişörtün üstündeki ne güzel kuştur, Nike değil Adidas değil, kim bilir kimin tasarımıdır…
Atatürk Orman Çiftliği’nin masası bol yerlerinden. Ön taraftaki oturma yerleri zamanında parkmış, zamanla kendilerine bahçe yapmışlar diyorlar, ben onun bunun yalancısıyım. Kokoreçi başka yerde yemeli, geriye de köfte kalıyor o zaman tabii…
Sağda solda bol şubesi bulunan kumpir yeri. Kumpir sevmediğimden hep tostlarına pizzalarına meylederim, sonra yanımdakinin kumpirinden otlanırım. Spesyalitelerini görmedim ama kötü bir şeyleri de yoktu sanki.